Nahl-79

  • 12/2/2007

 

 

 

 

 

 

 

 

+    NE ZAMAN “kuş” GÖRSEM, “Nahl-79”un HAVADA SÜZÜLDÜĞÜNÜ HİSSEDER, RABBİMİN ‘SANATINI VE BÜYÜKLÜĞÜNÜ’ O KUŞ ÜZERİNDE GÖRÜR; “SEN NE GÜZEL YARATICISIN ALLAH’IM DERİM.

 

Nahl-79-Göğün boşluğunda boyun eğdirilmiş (musahhar kılınmış) kuşları görmüyorlar mı? Onları (böyle boşlukta) Allah'tan başkası tutmuyor. Şüphesiz, iman eden bir topluluk için bunda ayetler vardır.

Göklerin boşluğunda istedikleri gibi uçuşup giden kuşların manzarası, her zaman rastladığımız bir manzaradır. Fakat bu manzara alışageldiğimiz bir olgu olduğundan, onun hayret verici yanını insanlar gözardı edebilmektedirler. İnsan evreni, kalbinin uyanık bulunduğu bir sırada ve gerçekleri görebilen gözüyle süzdüğünde, bu hayret verici olayı fark edebilecektir. Kuşun göklerin boşluğunda bir tek halka çizmesi bile duyarlı kalpleri harekete geçirir. Ve bu olayı olduğu gibi tasvir etmeye çalışır. Önceden de şimdi de karşılaşılan o manzaraya bir canlılık katar.

"Onları dengede tutan Allah'dan başkası değildir."

Kuşun ve onun çevresini kuşatan evrenin yaratılışına hükmeden yasalarıyla... Kuşu uçmaya yetenekli şekilde yaratmasıyla... Etrafındaki havayı uçmaya elverişli kılmasıyla...Kuşù göklerin boşluğunda düşmeksizin durduran O'dur:

"Bu olaylarda mü'minler için birçok ibret dersleri vardır."

Mü'min olan kalp, aynı zamanda evrendeki ve yaratılıştaki üstün sanatları gören duyarlı kalptir. Bu sanatta yeralan, duyguları 'sarsan ve vicdanları harekete geçiren güzelliği ve üstünlüğü rahatça idrak eder. İnanmış bir kalp yaradılışın bu güzelliği karşısındaki duyarlılığını iman, ibadet ve Allah'ı tesbih ederek dile getirir. Kendilerine güzel söz sanatı verilmiş olan mü'minler, yaradılışın ve oluşumun güzelliklerine, üstün sanatına ilişkin bu olağanüstülükleri, çeşitli edebi üstünlüklerle ifade edebilirler. Kalbi aydınlatıcı parlak imanın güzelliği ile dolmamış olan bir şairin, böyle edebi üstünlüklere ulaşması mümkün değildir.

 

<-Önceki::


“Nebî (s.a.s.)’in ashabından bir grup gelip Nebî (s.a.s.)’e: “Bizim kalbimize, bazen sözünü etmeyi çok bü­yük (yani haddi aşmak) telakki edeceğimiz bazı fikirler gelmektedir.” diye sordular. Resûlullah (s.a.s.): “Bunu duyuyor musunuz?” diye sordu. Oradakiler de: “Evet.” dediler. Bunun üzerine Nebî (s.a.s.): “İşte bu apaçık iman­dır.” diye cevap verdi.


Esselamun Aleykum. allame.blogcu.com sayfama hoş gediniz.Hayırlı ve iyi vakit geçirmeniz umuduyla.Esselamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu Ebeden ve Daimen Fiddunya Velahireh Guzel İslamın Guzel İnsanları Guzel Kardeslerim...