Yeryüzünde her şeyin zıddı vardır.Hakk dininin zıddı; “Halk’ın dini”dir.Hakk’ın dini (sistemi); Hz. Muhammed (s.a.v)‘ın Allah’ın katından getirip haber verdiği hükümlerin, yasaların tümüdür. Halk’ın dini (sistemi) ise ; Halkın heva ve heveslerini kanunlaştırmasıdır. Hakk’ın dini , Allah’a dayanır. halk’ın dini ise fani şahsiyetlere dayanır. Halkın dininde kanun yapmak , nizam belirlemek insanlara verilmiştir. Hakk’ın dininde ise ; kanun yapmak, sistemi tayin etmek sadece ve sadece Allah’a (c.c.) aittir .

Bir millet, Allah’ın göndermiş olduğu kanunlara ihtiyaç duymaz ve kendi kendini idare etmeye kalkışırsa ; Allah’ın dininden çıkmış ; Halk’ın dinine girmiş olur. Halk’ın dini ; milletin iradesini , Allah’ın iradesine tercih etmektir. Yani Allah’ın inzal etmiş olduğu kanunları reddedip bunların yerine insanların uydurduğu kanunları kabul etmektir. Bu durum İLLALLAH’ı iptal eder. Çünkü “İLLALLAH“; Allah’ın iradesinden üstün irade , Allah’ın kanunlarından yüce kanun yoktur anlamına gelmektedir.Kişi Allah’ın kanunundan daha yüce kanun tanıdığı andan itibaren HALK‘ın dinine girmiş olur. Halk’ın dini, Allah’ın dininin anlaşılmasına daima engel teşkil etmiştir . Bunun içinde Allah ( c.c. ) Hz. Muhammed ( s.a.v.) ‘i Halk’ın dinine karşı uyarmıştır.

Allah (c.c.) buyuruyor ki :

“Yeryüzündeki insanların çoğuna uyacak olursan seni Allah yolundan saptırılar. Zira onlar , ancak zanna uyarlar ve yalnız yalan söyleyip dururlar “ (En’am 116)

Bu ayeti kerimeye göre Allah’ın dinine rağmen , malzemesi zann ve yalandan ibaret olan bir de Halk’ın dini vardır. Halkın dini bir çok batıl dine kaynaklık eder . Nitekim Zemahşeri ( Rh.a. ) bu ayetin açıklamasında şöyle diyor : “İnsanların çoğu hevalarına tabi olurlar .Hevalarına tabi olan bu insanlar, Atalarının Hak üzee olduklarını hep zan ederler ve onları taklid ederler “ (Tefsir-i Keşşaf (Zemahşeri): 2/60, Beyrut / 1947) Dikkat edilirse Halkın dini insanları atalar dinine sürüklüyor . Halkın kendi heva ve heveslerine dayanarak ihdas ettikleri dinin enva-i türlü isimleri vardır . Ancak halkın dinine, halkın nezdinde ve makbul ismi veren Yunanlı filozoflar, Hlakın dinine “Demokrasi“ ismini vermişlerdir. Ve bu isim , bütün beşeri ideolojilerin üssü olmuştur. Yani bütün beşeri ideolojilerin asgari müşterek noktaları demokrasidir. Bugün dünyada Kapitalist sistemler , Liberalist sistemler, Sosyalist sistemler hep demokrasiye sahip çıkıyorlar. Sağcısı da, solcusu da , liberalisti de , muhafazakarı da hep demokrasi diyorlar . Borazandan tek ses geliyor . O ‘da demokrasidir. Yazıktır ki müslümanım diye ortaya çıkan güruh ta bu akıma kaılımış , muhafazakar demokratım diyebiliyorlar !

Halk kendi kendini yönetir ; ilkesini savunan demokratik felsefe , şirk ve küfürden başkası değildir . Halkı yaratan Allah (c.c.) Halkı kanunsuz bırakmamıştır. Göndermiş olduğu Peygamberler vasıtasıyla hayat kanunlarını halka ulaştırmıştır . Bu kanunlardan habersizler cahil , aşanlar ise zalimlerdir .

Allah (c.c.) buyuruyor ki :

“And olsun ki, sana gelen ilimden sonra onların hevalarına tabii olursan muhakkak zalimlerden olursun “(Bakara 145) Hakk’ın dininin olduğu yerde Halkın dinine ihtiyaç yoktur. Bunun belirtisi ise kelime-i tevhidin başındaki LA İLAHE fermanıdır .

Hakk’ın dini, Kur’an’a, sünnete, İcma-i ümmete ve kıyası fukahaya dayanır. Yani bunlardan kaynaklanmayan ve bunlarla çatışan, zıtlaşan her şey Halkın dinindendir. Pek çok insan görürsünüz İllallah der. Kalıbları insanı aldatır. Ama söyledikleri , yaptıkları ve savundukları halkın istek ve arzularıdır. Vahyin istek ve arzuları , emirleri değildir. Hatta böyleleri zaman zaman halkın isteklerini ibadet niyetiyle yaparlar. Bu durum tamamen itikadi bir sapıklıktır. LA İLAHE demeden İLLALLAH demektir. Bu da insanı iman sahibi yapmaz . Kişinin iman sahibi olabilmesi için Allah’a iman etmesi lazımdır . Allah’a iman etmesi için de İLALLAH demesi gerekir. İLLALLAH demek için de şeksiz LA İLAHE demesi zorunludur. Her din kendi ilkelerine uygun insan tipini ortaya çıkarır.Halkın dininin ortaya çıkardığı insan tipi de inkar edilemez. Bilhassa “Çevre Putu“ halk dininin diktirdiği bir puttur. Asrı saadete gidersek Hz.Muhammed’İn (s.a.v.) amcası Ebu Talib, Peygamberin , son çağrısına şöyle karşılık vermişti : “Kureyş benim , bu sözümü (LA İLAHE İLLALLAH), ölüm korkusuyla söylediğimi zannetmeseydi, söylerdim.“ Görüldüğü gibi Ebu Talib’in Allah’ın dinine girmesine Halkın kınaması, yani halkın dini engel olmuştur. Bugün de Ebu Talibin ileri sürdüğü sebebi ileri sürenler vardır. Nitekim Halk bize, elalem bize ne der mantığı gündemde zirvededir. Ve bu mantıkla Rabbani hakikatler sürekli olarak ketmedilmektedir. Ama kelime-i tevhidin başındaki LA tokadı bu mantığı parçalar. Kelime-i tevhidin başındaki LA İLAHE fermanı insanın kalbinden “HALK BİZE NE DER ?“ ilkesini atıp bunun yerine “ALLAH BİZE NE DER “ şuurunu yerleştirir. Yunanlı filozofların ortaya atmış oldukları demokrasilerde Allah tercihinin , beşer tercihine kurban edildiği, helal ve haram sınırlarının tahrib edildiği bir ortamdır. Halk tümüyle birleşerek faizi isteseler veya zina etmek için genelevi yapmak isteseler, bu arzuları demokraside gerçekleşir. İşte bu halkın dinidir. Halk ne dilerse onu yapar. Velev ki Allah’ın inzal ettiği hükümlere muhalif olsa bile. Fakat Allah’ın dininde durum tamamen bunun tersidir. Yani toplum istiyor diye zina evleri ve faiz şubeleri açılmaz.Çünkü Allah’ın dininde insanların ittifakı, hatta dünya toplansa bile HARAMI HELAL, HELALİ HARAM YAPAMAZ !

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!



  • “Nebî (s.a.s.)’in ashabından bir grup gelip Nebî (s.a.s.)’e: “Bizim kalbimize, bazen sözünü etmeyi çok bü­yük (yani haddi aşmak) telakki edeceğimiz bazı fikirler gelmektedir.” diye sordular. Resûlullah (s.a.s.): “Bunu duyuyor musunuz?” diye sordu. Oradakiler de: “Evet.” dediler. Bunun üzerine Nebî (s.a.s.): “İşte bu apaçık iman­dır.” diye cevap verdi.


    Esselamun Aleykum. allame.blogcu.com sayfama hoş gediniz.Hayırlı ve iyi vakit geçirmeniz umuduyla.Esselamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu Ebeden ve Daimen Fiddunya Velahireh Guzel İslamın Guzel İnsanları Guzel Kardeslerim...